Kin ve nefret, diş ve tırnaklarını gösterdi

PAZAR günü dinci ve muhafazakâr kanalların Atatürk’e küfreden bazı isimlere bu ‘iş’in karşılığı para verip vermediğini sormuştuk ya...

Mesleğini yazmayalım ama bir okurumuz şöyle diyor:

Haberin Devamı

Atatürk düşmanları karalama kampanyası açtı

“10 Kasım 2011 günü TGRT’yi açtım. ‘Hassas Terazi’ programında Nevval Sevindi konuşuyor. Atatürk’ün 73. ölüm yıldönümü nedeniyle bir giriş konuşması yapıyor. Atatürk’ün imkânsız şartlardan bugün övündüğümüz “model ülke”yi inşa ettiğini anlatıyor.

Sevindi kaynak olarak da Halide Edip Adıvar’ın anılarını yazdığı ‘Türk’ün Ateşle İmtihanı’ ve Falih Rıfkı’nın anıları olan ‘Çankaya’yı gösterdi. Nasırlarına basılmış gibi adı Berat Özipek olan haykırdı.

‘Onlar propagandist, o kitaplara karşı kitap okumalıdır’ diye.

Diğeri de lafa atladı hışımla, adı Cemil Ertem imiş, Atatürk’e saldırmak için küçümseyen ifadelerle Kemalistliğin utanılacak bir şey olduğunu söylemeye çalıştı. Sevindi de ‘Atatürk nefretinizi benim üzerimden söyleyemezsiniz’ diye itiraz etti.

Emin Oktay kitabı düzeyi diye alay etmeye çalıştıkları Atatürk’ün kurduğu üniversitelerde ‘hoca’ iki beyefendi... Çocuklarımıza nefret ve kin aşılayan insanlar ne öğretebilir acaba? Amerika’da, Fransa’da kurucu idollere saldırmak bir yana ilkel hiçbir davranışınız affedilmez.

Gerçekten çok üzücü, ama anladığımız onların demokrasiden anladığı değil orası kesin.”

Yani okurumuz şunu demek istiyor:

Son zamanlarda ‘verimli’ toprakları bulan herkes Atatürk’e saldırmaya başladı. Bunu öyle bir cehaletle yapıyorlar ki, insanın tüyleri diken diken oluyor. Dişlerini ve tırnaklarını geçirecekleri ‘zemini’ yakalamış olmanın keyfi ile saldırıyorlar. Ama esas üzücü olan çocuklarımızın, gençlerimizin beyinlerini bu nefretle doldurmaları.

Bu kafalara, gereken cevabı aslında Sayın Başbakan Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Gül de mesajlarında verdiler. Ama bunlardaki nefret, gözlerini kör, kulaklarını sağır etmiş...

Haberin Devamı

O vinç var ya!

- SARIYER, Hacı Osman Kavşağı’nda yaklaşık 15 yıldır kaba inşaat halinde bekletilmekte olan bir otel inşaatında artık paslanmış, çürümüş; her an yola düşecek bir durumda olan bir vinç vardı. Bu sorunu mahallemizin muhtarına bildirdim. Muhtar Bölge Orman Müdürlüğü’ne ilettiğini söyledi. Fakat aradan iki yıl geçti, hiçbir görevli ilgilenmedi. Bu süreçte vinç düştü, sağa sola savrulup duruyor, kimsenin umurunda değil! ‘Geliyorum” diyen bir facia!
Dr. Murat AHUNBAY

- KIZGINIM Basit iki arızası için (Üsküdar) gönderdiğim bilgisayarımı hasarlı hale getiren UPS şirketi, hatalarını kabul etmedikleri gibi kendileri tarafından taşıma esnasında verilen hasarı da tazmin etmiyorlar.
Beni haksız ve mağdur duruma düşürdükleri için kendilerini alkışlıyorum!
Tekin OKAY-LÜLEBURGAZ
tokay80@mynet.com

- KİT ÇALIŞANLARI 399/2 sayılı cetvele tabi KİT çalışanlarında büyük adaletsizlik söz konusu. Teknik ve diğer personel grupları % 82 ek ödeme alırken biz gibi personeller
% 42 ek ödeme almaktayız. Ayrıca seçim öncesi tüm sözleşmeli personele kadro müjdesi veriliyor fakat her şey unutulup gidiyor. Bizler KİT çalışanları olarak sorunlarımızı yazılarınızda dile getirirseniz çok memnun olacağız.
Engin KUYUMCU

Haberin Devamı

TÜYAP’a gittik ama

PAZAR günkü yazınızda TÜYAP Kitap Fuarı’na gitmemizi öneriyorsunuz. Sizi dinledik ve Anadolu yakasından kalkıp gittik. Otopark ücreti 12 TL aldılar. Böyle bir ücreti Nişantaşı’nda bile vermiyoruz. Bizim için 10 TL’nin değeri fazla. Vatandaş kitap fuarına gitmek istiyor, kitap okuma alışkanlığı kazandırılmaya çalışılıyor. Peki böyle bir ücreti denetleyen yok mudur?
Asuman YAZICI

Uslu’nun üslubu

HAK-İş Başkanı Salim Uslu bakan olma umuduyla AKP’den milletvekili oldu.
Ama son anda kendisine “Bakanlık kalmadı, idare amirliği ile idare et” denildi!
Adı biraz karakol amirliğini, polis komiserliğini andırsa bile, bu koltuk da fena değildi. Hiç değilse düz milletvekilliğinden iyiydi. Makam otosu vardı. Makam şoförü ve koruma polisine sahipti. Dahası, düz milletvekillerinin ‘F tipi’ odalarından değil de TBMM ana binasında mükellef bir makam odası veriliyordu.
Aslında “Sendikal Başkanlık Saltanatı” sonrasında bunlar leblebi çekirdekti.
Ama sabretmeden, göz doldurmadan ve göze girmeden de kimseye bakanlık verilmiyordu. TBMM’yi yöneten Sadık Yakut’un da göreve davetini fırsat bilip Kamer Genç’i tepelemeye yöneldi...
Bu sayede inşallah birilerinin gözüne girmeyi başarmıştır.
Ali Rıza GÜNAYDIN / GÖZTEPE

Haberin Devamı

Gelecek için kayıt düştüm

YÖNETİCİLERİMİZ, bilimi lüks olarak görüp, teknolojiyi baş tacı etmeye bir süredir karar verdiler. Umarım istedikleri sonuçları alırlar, ama bunun böyle olmayacağı hep yazıldı, konuşuldu. Bilim de, bilim adamı da takdir edilmediği yerden göçer. Bunu maalesef göreceğiz. Atanacak ilk grup, emin olun en az tepki toplayacak olanlardan özenle seçileceklerdir. Apparatçikler ise yavaş yavaş yerleştirilecektir. Hep alıştıra alıştıra...
Ben de bugüne böyle bir not düşmek istedim işte, “TÜBA ‘düşerken’ ne yaptın Engin Hocam?” diye bir genç akademisyen sorarsa 20 yıl sonra, söyleyecek bir-iki sözüm olsun diye.
Umutsuzluğa kapılmaya gerek yok, hiçbir dönem sonsuza kadar sürmeyecektir. Belki Üçüncü akademide tekrar bir araya geliriz, kim bilir?
Prof. Engin Umut AKKAYA / Bilkent Üniversitesi

Haberin Devamı

Biliyor musunuz

- CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak’ın, Kamer Genç’e yönelik tavrından ötürü Salim Uslu’nun ‘milli iradeye saygı ve TBMM’nin itibarı için TBMM İdare Amirliği görevinden istifa etmesi gerektiğini söylediğini...

- RUMELİ Balkan Federasyonu Genel Başkanı Süheyl Çobanoğlu’nun, federasyonun 3. olağan genel kurulunun 20 Kasım Pazar günü Bayrampaşa Semih Erden Spor Salonu’nda yapılacağını açıkladığını...

- MHP BURSA Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, Başbakan’a “Eylül ayında sismik araştırma için Akdeniz’e açılan Piri Reis gemisi şu an nerede bulunmaktadır? Ne yapmaktadır? Bir ada devletinin (Kıbrıs) araştırma çalışmalarını sonlandırıp petrol çıkarma faaliyetlerine başladığı bir coğrafyada ülkemizin herhangi bir somut veri elde edemeyip sismik araştırma gemimizin, donanmamızla geri döndüğü doğru mudur? Doğru ise Türkiye Cumhuriyeti’nin, sözünün değersizleşmesine, gücünün küçümsenmesine neden olan bu davranış doğru mudur? Açıklar mısınız?” diye sorduğunu...

Yazarın Tüm Yazıları