Beni de yasaklasınlar

Güncelleme Tarihi:

Beni de yasaklasınlar
OluÅŸturulma Tarihi: AÄŸustos 30, 2011 00:00

Tuba Ünsal, sağlıklı yaşam dergisi Formsante’nin yeni sayısına konuk oldu. Hamileliğini ve kızını nasıl yetiştirdiğini anlatan ünlü oyuncu, internet yasaklarına da tepki gösterdi.

Haberin Devamı

SaÄŸlıklı yaÅŸadığınızı söyleyebilir misiniz?   Â

- Sağlığıma en dikkat ettiğim zaman hamilelik dönemim oldu. Onun dışında kendime çok dikkat eden biri değilim maalesef. Allah’a çok şükür genetik olarak iyi bir mirasa sahibim. Ama onun dışında ardışık iki gün spor yaptığımı hatırlamıyorum. Diyet de yapmıyorum.

Hamilelik döneminiz sizi zorladı mı?    Â

- Hamileliğimin ilk zamanlarında çok zorluk çektim. Hatta bu dönemi anlatan bir kitap yazdım. Benim gibi kızlar hamile kalırsa ne yaparlar, onu anlatıyor. İlk zamanlar o dönüşüm çok zordu. Benim bir hayat ritüelim vardı. Ne yediğime ne de içtiğime dikkat ediyordum. Fakat sonrasında git gide içinizdeki canlıyı hissedip artık anne olma hormonları salgıladığınızda kendiliğinden bir dönüşüm yaşıyorsunuz. Çok su içmeye özen gösterdim. Protein ve karbonhidrat isimlerini yeni öğrenmişken nasıl yemem, hangi sıklıkla yemem lazım onlara dikkat etmeye başladım. Sonrasında ise içime küçük bir obez oturdu! (Gülüyor) Ondan sonra da çok uğraşmama gerek kalmadı, çünkü kızım her şeyi yiyordu.

Hamilelik döneminizde aldığınız kiloları nasıl verdiniz?

- Hamileliğimde 15 kilo aldım. Emzirmeye dikkat ettim. Emzirme hamilelikte alınan kiloları doğal yollarla yakmanızı sağlıyor. Amerika’da çocuğuma hiç yardım almadan kendim baktım ve o süreç oldukça yorucuydu. Buraya döndüğüm zaman hemen çalışmaya başladım. Çalışırken de doğal olarak kilo vermeye başlıyorsunuz.

SARE’YLE SÜREKLİ HOPLUYORUZ

Şu an beslenme düzeniniz nasıl?

- Şu an beslenme düzenimin iyi olduğunu söyleyemem. Sabah yediklerimi saysam şaşırırsınız. Metabolizmam çok hızlı çalışıyor. Bir de genç anne olmanın verdiği avantajlar var. Kızım çok hareketli, sürekli hoplayarak vakit geçiriyoruz. Ben yerinde duramayan biriyim. İki gün boşluğum olduğunda hemen şehir dışına ya da yurtdışına gidebiliyorum. Tüm gün boyunca evimde oturduğumu hatırlamıyorum. Bu düzende, bu hareketli hayat stilinde doğal olarak kilo veriyorum.

Spor yapıyor musunuz?

- Doğumdan sonra İstanbul’a döndüğümde ve işe başlamaya karar verdiğimde üç ay pilates yaptım. Haftada iki gün gidiyordum. Sonrasında bıraktım. Fakat spora tekrar başlamayı düşünüyorum. Hatta motive olmak için kendime çok güzel spor kıyafetleri aldım. Yeni dönemde tekrar başlayacağım.

KIZIMA Ä°YÄ° BÄ°R EV SAHÄ°BÄ° OLDUM

Annelik sizi deÄŸiÅŸtirdi mi?

- Annelik beni hiç değiştirmedi. Hamilelik dönemimde kızım içimde yaşadığı ve misafirim olduğu için iyi bir ev sahibi olmaya çalıştım ama onun dışında benim hayatımı hiç değiştirmedi. Değiştirmemesi için de uğraşıyorum. Annelik dipsiz bir kuyu, bebeğinizle ne kadar çok ilgilenir ve ne kadar çok vakit geçirirseniz, daha fazlasını istiyorsunuz. Ama buradaki önemli nokta kendinize ve ailenize de vakit ayırmanız gerektiğini unutmamak.

Sare’yi nasıl bir çocuk olarak yetiştiriyorsunuz?

- Sare, çok tatlı ve çok uslu. Uyku sorunu ya da sağlık sorunu olmadı. Benim çocuk büyütme yöntemlerim diğerlerinden biraz farklı. Sare iki aylıkken benimle sete gelmeye başladı. Her gün beraber sete gidiyoruz. 50 kişinin arasında kucaktan kucağa dolaşıyor. Her şeyden ve herkesten saklanan, proje bebek şeklinde yetiştirilen bebekler var. Ama ben kızımı rahat bir şekilde yetiştiriyorum. Nisan ayında onu denize soktum mesela. Bağışıklık sistemi çok güçlü, çünkü onu koruyarak ya da kollayarak büyütmüyorum. Beşinci aydan sonra sterilizasyonu kestim. Maalesef çok steril bir ülkede yaşamıyoruz, bu nedenle mikroplara alışması lazım. O yüzden de kızım hiç hastalanmadı.

Normal doğum mu yaptınız?

- Anestezi almadan normal doğum yaptım. Sancılarımı evde çektim ve son dakika hastaneye gittim. 10 dakika sonra da kızım doğdu.

Haberin Devamı

MEDYA ÃœNLÃœLERDEN NEFRET EDÄ°YOR

Sosyal medyayı oldukça fazla kullanan isimlerden birisiniz. Hakkında çok konuşulan internet yasakları konusunda ne düşünüyorsunuz?

- Beni de yasaklasınlar diyorum! Sosyal medya, özellikle haberi yapılan insanlar için çok önemli. Çünkü magazinin geldiği nokta, güzel bir fotoğrafınızın altına haber döşemekten ibaret. O yüzden insanlara yanlış tanıtılıyorsunuz. Bu davranış da insanların sizi tanımadan, size karşı önyargılı olmalarına neden oluyor. Ben hep medyanın bütün ünlülerden nefret ettiğini düşünüyorum. Sosyal medyanın varlığı bizim gibi insanlar için çok önemli. Sosyal medya sayesinde kendi dergimin editörüyüm, kendi gazetemin yazarıyım. Benimle ilgili yalan yanlış haberler yazamazsınız. Kendimi doğru anlatmak için sosyal medyayı kullanıyorum.

HARRY POTTER’DA BİLE AĞLAYABİLİRİM

Duygusal, aynı zamanda da hiperaktif bir kişiliğiniz var gibi görünüyor, öyle mi?

- Çok duygusalım, aşırı hatta. Harry Potter’da bile ağlayabilirim! (Gülüyor) Hiperaktiflik de aslında birkaç şeyle ilgilenmemi sağlıyor.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!