Teravih namazı var mı yok mu

Ramazan ayı içindeyiz ya, her türlü dini konu üzerinde onlarca yorum yapılıyor. Ama zaten karışık olan kafamız iyice karışıyor...

Çocukluğumun ramazanlarından en net aklımda kalan, saatler öncesinden sıraya girdiğim sıcak pide kuyruğu, iftardan 10 dakika önce oturulan, elde su bardağı ‘top atılmasını’ bekleyen kalabalık sofralar, TRT’de iftar duası ve mahalleden arkadaşlarla toplanıp teravih için gittiğimiz Emin Ali Paşa Camii...
Aradan uzun yıllar geçti. Her şey değişti.
Artık sıcak pide için kuyruğa girmiyoruz, birbirinden büyük fırınlar-pastaneler son teknolojiyle neredeyse her dakika pide çıkarıyor; kapımıza kadar da getiriyor. Kalabalık sofralar desen, herkes kendi hayatını yaşıyor; çoğumuz kalabalık sofrayı bırak, iki kişilik sofraya hasret kaldı...(Bkz. anne evinden ayrılmanın sonradan çıkan acısı) Ve birbirinden değerli hocalar ardı ardına teravih diye bir namazın olmadığını iddia ediyor...
Çocukluktan kalan her şey gibi ramazan hatıralarım da hızla tuzla buz oluyor.
Hadi pide için kolaylık diyelim; yalnız sofralar için de, kendi tercihimiz...
Peki ya yüzyıllardır tüm İslam alemi tarafından kılınan teravih namazları ne olacak?
Geçen hafta İlahiyat Profesörü Yaşar Nuri Öztürk, Hürriyet Pazar Gazetesi’nde Mehmet Yaşin’e verdiği röportajda “İslam’da teravih diye bir namaz yok. Peygamberimizin bizzat yasakladığı bir şeydir, peygamberimizden sonra bu namazı koydular. Geçen sene bunu Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır da söyledi” deyince, gözler Bayındır Hoca’ya çevrildi. Bayındır Hoca da katıldığı ‘Yerden Göğe’ programında geçen yılki açıklamalarını destekledi. Biz de ‘Duymayan Kalmasın’a önce Yaşar Nuri Hoca’yı ardından da Şeker Hoca olarak tanınan Celal Tilgen Hoca’yı konuk ettik. Her ikisi de teravih namazının Peygamber Efendimiz’in ardından çıktığını, Peygamber Efendimiz’in teravih diye adlandırdığımız namazı camide değil evinde kıldığını söyledi.

TEREDDÜTE DÜŞMEK BİLE YANLIŞ

Tabii ki bu iddiaya karşı çıkanlar da var.
Din İşleri Yüksek Kurulu üyesi Doç. Dr. Halil Altuntaş, “Bu namaza teravih desek de başka bir namaz desek de, böyle bir namaz vardır. Sevgili Peygamberimiz mescitte, ramazan ayının son 10 günü içerisinde birkaç gece toplanarak sahabilerle teravih namazı kılmıştır” dedi. Türkiye Diyanet Vakfı Yayın Kurulu Başkanı Prof. Dr. Saim Yeprem de, “Teravih konusunda tereddüte düşmek yanlış” dedi.
Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Süleyman Ateş’in açıklaması daha orta yolu buldu. Ateş, “Teravih bu adı Hz. Peygamber zamanında değil, Hz. Ömer zamanında aldı. Peygamberimiz zamanında bu ad altında bir namaz kılmadı. Peygamber yasakladı mı, öyle bir şey söz konusu değil. Peygamber namazı yasaklar mı, nafile ibadet olarak Peygamberimizin sünnetine uygundur, niye aykırı olsun?” diye konuştu.
Kafalar iyice karıştı.
Teravih diye bir namaz var mı yok mu?
Ramazan ayı bitmeden gerçeği öğrenebilir miyiz, yoksa bu polemiğin devamı, ramazan gündemi oluşturmak kontenjanından bir sonraki ramazana mı kalır...

Okuyun öğrenin

Malatya Şeker Camii’nin imamı olduğu için adı ‘Şeker Hoca’ olarak bilinen Celal Tilgen Hoca, Kuran’ı Kerim’i okumadığımızdan dem vurdu, “Bize ellemeyin, yüksekte tutun, korkun ondan vs. öğretildi. Bu ne demek biliyor musunuz, aslında sen kitabı okuma, öğrenme, uzak dur” demek. Yıllardır kafamı meşgul eden soruyu sordum hocaya: Diyelim ki akşam eve geldim. Uyumadan önce yatağıma uzanıp Kuran’ı Kerim’i okumak istiyorum. İbadet için değil; öğrenmek, anlamak için... Bu günah mı? Yani abdestli olmalı, örtünmeli, oturur pozisyonda mı okumalıyım?”
Hoca’nın cevabı gayet netti: “Abdestli olmanın dışında diğerleri hurafe. Gayet tabii ki yatağınıza uzanıp okuyabilirsiniz. Allah’ın ilk emri ‘Oku’ değil mi? Okuyun, öğrenin...”
Yazarın Tüm Yazıları