Arkadaş Fransız ama Türkiye'ye de Fransız

Güncelleme Tarihi:

Arkadaş Fransız ama Türkiyeye de Fransız
Oluşturulma Tarihi: Nisan 14, 2011 00:00

Başbakan Erdoğan Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) toplantısında konuştuktan sonra milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Fransız bir kadın milletvekilinin dini azınlıklarla ilgili sorusunu sert bir üslupla yanıtlayan Erdoğan, Türkiye’yi izlemediklerini belirtti, “Arkadaşımız Fransız mı? Ama Türkiye’ye de çok Fransızsınız” dedi. Yüzde 10 barajını da halkla müzakere edeceğini söyleyen Erdoğan, “Onu size soracak değiliz” diye konuştu.

Haberin Devamı

AKPM'DEKİ TARİHİ OTURUMDAN KARELER

ERDOĞAN'IN "TÜRKİYE'YE FRANSIZ KALMIŞ" DEDİĞİ VEKİL / WEB TV 

BAŞBAKAN ERDOĞAN'IN FRANSA ZİYARETİNDEN FOTOĞRAFLAR

BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, dün, başkanlığını AK Parti Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu’nun yaptığı Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) toplantısında konuştu ve milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Erdoğan, sorulara kimi zaman esprili, kimi zaman sert yanıtlar verdi. Fransız kadın milletvekili Muriel Marland-Militello, Erdoğan’a, “Dini azınlıkların korunması gündemde. Bütün dini azınlıkların ibadet yerlerine erişim hakkına sahip olduğuna ilişkin bize nasıl bir ispat getirebilirsiniz?” sorusunu yöneltti. Erdoğan, soruyu şöyle yanıtladı:
Takip etmiyorsunuz
“Türkiye’yi yakından takip etmiyorsunuz. Duyduklarınızla hareket ediyorsunuz. Arkadaşımız Fransız mı? Ama Türkiye’ye de Fransız. Türkiye’ye çok Fransızsınız. Ortodoks Patriği seçilmesi, Lozan Antlaşması’na göre Sen Sinod Meclisi’nde yapılır. Lozan Antlaşması’na göre TC vatandaşı olmak zorundadır. TC vatandaşı olmadığı halde şu andaki Ortodoks Patriği’nin seçimine biz göz yumduk. Bundan önceki Başbakan Karamanlis’e, ‘Söyleyin vatandaşlığa alalım, Lozan’ı çiğnetmeyelim’ dedim. O dönem olmadı. Yorgo’ya da aynısını söyledim. Daha sonra bunu Patriğe de söyledim. Sonunda kabul ettiler, şu anda bizim vatandaşımız. Sümela Manastırı’nda ayin yapmak istediler, ‘Hay hay’ dedik. Geçen yıl Sümela Manastırı’nda gittiler, Sayın Patrik ve yaklaşık 3 bin kişi ayinlerini yaptılar.”
Erdoğan, tutuklu gazeteci Ahmet Şık’ın ‘İmamın Ordusu’ kitabının yayınlanmadan toplatılmasına ilişkin soruyu da yanıtlayarak toplantıda özetle şu mesajları verdi:
Kitabı toplatan yargı
Kitabı toplatan ben değilim. Basılmamış dediğiniz kitapla ilgili tutuklanan medya mensuplarının belge, bilgileri dediğimiz olay var ya, işte bu belge bilgiler ardından yargı, yürütmeye ‘Bu hazırlığın üzerine gidin’ diyor. Bombayı kullanmak suçtur. Ama bombanın hazırlanmasındaki malzemeleri kullanmak da suçtur. Bombanın kullanılmasında ne varsa, fitilinden ta diğer maddelerine varıncaya kadar bunun ihbarı gelmişse, güvenlik güçleri bunu toplamaz mı? Yargı kararını vermiştir, güvenlik güçlerimizden ‘Şu adreste bir hazırlık vardır gidin onu alın’ demiştir.
Bağımsız yargı var
Bu kitap internet sitelerine girmiştir. Bu yürütmenin yapmış olduğu bir eylem değil, yargının aldığı bir karardır. Hep işinize geldiğinde bağımsız yargıdan bahsediyorsunuz ama Türkiye’ye gelince bağımsız yargı istemiyorsunuz. Yürütmeye bağımlı yargı istiyorsunuz. Kusura bakmayın Türkiye’de yürütmeye bağımlı yargı yok. Bağımsız yargı var.
% 10’u halkıma sorarım
Yüzde 10 barajını koyan benim partim değil. Biz geldiğimizde de bu baraj vardı. Bu kadar kısa zamanda 16 ayda, yüzde 10 barajına rağmen nasıl iktidar olduk? Biz sol kanatta veya sağ kanatta veya uçlarda kalmadık. Biz Türkiye’de merkez siyaset yaptık ve halkımızın tamamını kucakladık. Yüzde 10 barajını indirmek ya da indirmemek demokrasiyle ilgili bir sorun değildir. AB’de de yüzde 7-8 barajı var. Ülkemizin istikrarı için bunu devam ettirme kararı almışız. Halkımızda da bunun karşılığı var. Türkiye’de koalisyon dönemlerinde hep gerileme olmuştur. Şu anda bir yükselişin içindeyiz. Ülkemize yeni sıkıntılar yaşatmak istemiyoruz. Yeri geldiğinde halkımızla müzakeresini yaparız, indirin diyorsa indiririz. Ama onu size soracak değiliz.
Kendilerine baksınlar
Fransa’da Romanlar’ın ihraç edildiğini görüyorum. Demokrasi bu mu? Fransa’da kişisel inanç özgürlüklerine saygının olmadığını görüyorum. Türkiye’yi bu noktalarda yargılama gayreti içine girenler, önce kendilerine bir baksınlar sonra bizi yargılasınlar.

Haberin Devamı

Azerbaycan’ı Ermenistan’a yedirmeyiz

Haberin Devamı

- Ermenistan sınırının kapalı tutulması veya açılmasıyla ilgili olarak biz burada Ermenistan halkının hak ve hukukunu koruma noktasında taahhütlerimiz var. Biz dost kardeş Azerbaycan halkının, hakkı ve hukukunu da Ermenistan’a yediremeyiz. Protokolde hedeflenen budur. Adımlar atılsın, biz kapıları açmaya hazırız.
- Benim 70 bin civarında Ermeni vatandaşım var. Bunu yanında vatandaş olmayan 40 bin civarında Ermeni var. Bunları ülkelerine göndermiyoruz. İstesek göndeririz. Biz protokolü yaparken buradaki soruna çözüm bulmak için bu adımı attık.
- Ermenistan yönetimi, diasporaya karşı ciddi bir ürkeklik içinde. Bizimse ürkekliğimiz söz konusu değil. Ermenistan, diasporaya karşı ürkekliğini atabilirse bu sorun daha kolay çözülecektir. Yoksa bizim Ermenistan’a karşı kin ve nefret duygumuz söz konusu değildir.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!