Başbakan: Yalan söylüyorsunuz yalan

Güncelleme Tarihi:

Başbakan: Yalan söylüyorsunuz yalan
Oluşturulma Tarihi: Ocak 12, 2010 12:00

Başbakan Erdoğan, AK Parti, TBMM grup toplantısında konuşuyor. İşte konuşmasından satır başları:

Haberin Devamı

BAŞBAKAN 'YABAN' GİBİ KONUŞTU / WEB TV  

- 2010 yılına hem ulusal hemde küresel ölçekte çok yoğun gündem maddeleriyle girdik. Hükümet olarak bunu çok yakından takip ediyoruz.        

- Sorun alanlarının üzerine tek tek gidiyoruz. Çözümle buluşturmanın mücadelesini veriyoruz. Geçtiğimiz hafta uluslar arası kredi derecelendirme kuruluşu Türkiye’nin kredi notunu artırdı BA2’ye yükseltti. Onun öncesinde de Fitch adlı kuruluş BB Pozitif’e çıkarmıştı.

- Krizin başladığı Eylül 2008’den bugüne kadar 40 ülkenin kredi notu 100 kez düşürüldü. Yalnızca 14 ülke için 20 adet kredi notu artışı yapıldı. Türkiye kriz sürecinde notu artabilen bu 14 ülke arasında yer alma başarısını gösterdi.

- Muhalefetin felaket tellallığı yaptığı bu dönemde, uluslararası kuruluşlar Türkiye’nin doğru yolda olduğunu teyit etmiş oldular. Türkiye 2010 ve sonrasında dünyada en hızlı büyüme kaydedecek ülkeler arasında gösteriliyor.

Haberin Devamı

- Rakamlar göstergeler konusunda Türkiye’nin ekonomik manzarası konusunda bizler hiçbir zaman popülizm yapmadık. Tablo neyse ortaya koyduk.

- Biz geçmişte her fırsatta pembe tablolar çizen iktidarlardan olmadık, olmayacağız. Olumlu yada olumsuz her gelişmeyi milletimizle paylaşıyoruz. Başarılı olduğumuz noktaları dile getirdiğimiz kadar sorun alanlarını da dile getiriyoruz.

- 2008 yılında ABD’de krizin ilk sinyalleri alınmaya başlandığı andan itibaren bizde tedbirlerimizi almaya başladık. TYapısal reformlara ek olarak krizi asgari seviyede tutmak için ciddi önlemler aldık.

- Ben bu kriz bizi etkilemeyecek demedim. Türkiye’nin krizden etkilenmesi kaçınılmazdır. Ama ben teğet geçecektir dedim. Bunlar ne yazık ki teğetin anlamına bile bakmamışlar.

- Geçenlerde bir karikatürist teğeti güzel bir şekilde çizmiş. Demek ki bunları da pek takip etmiyorlar. Bunun az da olsa sürtünme payı olacak. Bunu görmüş olurlardı. Bugün de bu sözün ne kadar sağlam olduğunu, piyasa analistleri söylüyor. Türkiye yüzyılda bir görülecek bir krizden en az zararı görerek başarıyla çıkmayı gösteriyor.

- Türkiye yaşanan bu küresel kriz sayesinde ekonomik dayanıklılığını ortaya koymuştur. İzlanda’nın yaşadığı, Yunanistan’ın yaşadığı, ABD’, Japonya, Almanya, İngiltere gibi büyük ülkelerin yaşadığı sıkıntılara bakın. Türkiye bu ülkelere kıyasla krizden en az zararla aşma gücünü göstermiştir.

Haberin Devamı

- Ekonomide beklentiler son derece önemlidir. Ama bakıyorsunuz muhalefet küresel kriz ipine sımsıkı tutunmuş, eline geçirdiği üç beş kötü örnek yüzünden, kötümserlik pompalamanın başında. Bu ülkede kendi kendilerine kriz çıkardılar, onu yönetemediler, onun altında kaldılar.

- Biz hükümet olarak Türkiye’nin değil, dünyanın krizini ülkemizin imkanlarıyla atlatmayı nasıl başarabileceğimizi herkese gösterdik, gösteriyoruz. Bizim farkımız bu.

- MHP’nin tabanını tenzih ederim, sayın bahçeli çıkmış yanındaki malum efradıyla bizim emekli maaşına yaptığımız zammı eleştiriyor.

- Meclis’i markete çevirmiş. Önlerine unu bulguru doldurmuş, bizim yaptığımız zamları eleştiriyorlar. Bir siyasi parti kendisine bu kadar zarar verebilir mi? Kendisini kendi eliyle bu kadar tuzağa düşürebilir mi?

Haberin Devamı

- 3.5 yılda iktidarda kaldınız. Bu kadar mahirdiniz, bu kadar başarılıydınız, milletin size verdiği 5 yıllık iktidar görevini, niçin 3.5 yılda kaçıp gittiniz. Siz bir defa bu noktada artık test edilmiş bir siyasi partisiniz ve durumunuz ortada. Size böyle bir görev zaten teslim edilemez.

- Buradan soruyorum sayın bahçeli siz emekli vatandaşlarım için ne yaptınız? Hangi yüzle, hangi vicdanla emekli maaşlarına artışı yetersiz buluyorsunuz?

- TÜİK’in resmi rakamlarına dayanarak birkaç örnek veriyorum. Bizim iktidarımız döneminde bu dönemde yaptığımız emeklilere yönelik zamın bir örneği de Abdullah beyin Başbakanlık görevindeyken gerçekleştirmiştik. 2002 kasım ayında net asgari ücret neydi 184 lira. 1 litre süt o zaman 1.15. o gün asgari ücret 160 litre süt alabiliyordu.

Haberin Devamı

- 2002 sonunda en düşük SSK emekli 232 lira. 276 kilogram ekmeğe karşılık geliyordu. Şu anda en düşün SSK emekli aylığı 683 lira ve şu anda bu maaş 336 kilogram ekmeğe tekabül ediyor.

- Bağkur esnaf emekli aylığı 149 liracıktı. Şu anda en düşün esnaf emekli aylığı 555 lira. 148 kilo makarna alınırken, bugün 288 kilogram makarna alabiliyor. Artış yüzde 95.

- Bağkur tarım emeklisinin aylığı 2002 sonunda 66 lira. Peki bunun şu anda 380 liraya kim çıkardı. AK Parti iktidarı çıkardı. Ondan sonra biz çiftçinin köylünün yanındayız diyorlar.

- 7 yılda bir yandan enflasyonu dizginleyerek fiyat artışlarını sınırlı seviyede tuttuk. Bir yandan da maaşları enflasyonun çok üzerinde artırdık. Artık cepteki paranın adete güneş karşısında eriyen kar topu gibi eridiği bir dönem yaşamıyoruz.

Haberin Devamı

- 2009 tamamında, 369.819 adet otomobil satışı gerçekleşti. Küresel krize rağmen 2008’de satılandan yaklaşık 64 bin adet fazla otomobil 2009’da satıldı.

- Tam gün yasası tasarısının amacı halkımıza kolay erişilebilir bir sağlık hizmeti vermek ayrıca sağlık çalışanlarımıza yeni imkânlar sunmaktır.

- Biz cumhuriyet tarihinde sağlıkta en büyük devrimi gerçekleştirdik. Buna inkılapta diyebilirsiniz. Bütün alanlarda bu adımları gün be gün artırarak devam ettiriyoruz. Biz dertliyiz. Derdimiz,  dertli olan vatandaşımın derdine derman olmak.

- Dedik ki biz bütün hastaneleri birleştireceğiz ve bununla da kalmayacağız, çünkü biz devlette yeni bir anlayış getiriyoruz. Bir koordinatör devlet anlayışını getiriyoruz. Devletin b u kurumlarının yanında özel sektörlerin, vakıfların hastaneleri vardır, bunlarla da anlaşmaya gideceğiz, dolayısıyla benim vatandaşım bu hastanelerin hepsinden yararlanacak.  Kapısından içeri adım atmaya fırsat bulamayan vatandaşım, o lüks hastanelere girme imkanına kavuştu. 8-10 kişinin yattığı hastaneleri düşünün, afedersiniz koskoca koridorda bir tuvalet. Sağlam girsen içinden hasta çıkarsın. Biz şimdi bunları değişime tabi tuttuğumuz gibi, yeni hastanemizde 1-2-3 kişilik odalarla, bu tür hastaneleri yapar hale geldik. Ta git Hakkari’ye, orada bunu görürsün.

- Herkes işin lafını, biz icraatını yapıyoruz. Eğer bugüne kadar oraya bu hizmet gitmemişse orada bir sorun vardır.

- Bununla kalmadık, o hastane kapılarında ilaç için bekleyen vatandaşlarımızı da düşündük. 5 ilaç yazmışsa doktor, ya ikisi var üçü yok, ya üçü var ikisi yok. Bu böyle olmaz dedik. SSK olarak hem para tahsil edeceksin, hem de ilaç vermeyeceksin. Bu adalet değil. Bir taraftan da anayasamızda demokratik laik sosyal bir devlet diyeceksin. Öyleyse bunu yapacağız.

- Dedik ki artık, benim vatandaşım gitsin serbest eczaneden hepsini orada bulsun ve bu süreç başladı. O günden bugüne geliyoruz. Tabi bugüne geldik bakıyorsunuz, güzel bir süreç devam ederken, bazı aksamalar olmuyor mu tabiî ki var. Hastanelerde eczanelerde sıkıntılar oluyordu. Şimdi az oranda oluyor. Dünyanın en ileri ülkelerinde bu sıkıntılar var.

- Obama’yı sağlık reformuna götüren hadisenin nelere mal olduğu ortada. Sultanahmet’te ABD’li turistlerle birlikte oldum, dediler ki siz sağlık reformu yaptınız, bunu Obama’ya da anlatsanıza dediler. Biz de anlatırız dedik. O arada az bir oy farkıyla da olsa, sayın Obama hedeflediği sağlık

- Orada da halkın anlayışı şu, benim paramı dar gelirliye vermek suretiyle, o dediğiniz uygulamayı yapamazsınız diyor. Türkiye hamdolsun bunu gerçekleştirdi.

- Sağlık konusu, itfaiye konusu, diyanet konusu, yargı, polisiye güvenlik ideolojilere kurban edilemez.

- Bakıyorsunuz hastanelerde, efendim işte ne yapacaklarmış, işi durdurma yapacaklarmış. Ameliyat masasında, acilde benim vatandaşım, beyefendiler, eylemini bitirsin gelsin de ameliyat olurum diye bekleyebilirim. “Biz oraya nöbetçi bıraktık” neyin nöbetçisini bıraktın yahu? Tababet yemininde böyle bir şey yok. Bir gün seni de farklı bir şekilde vurur.

- “Eczaneleri kapatıyoruz” ne demek kapatıyorsun? Biz sorumluluk üstlenmişiz, atılması gereken adım neyse bunu biz atarız. O dernekmiş şu dernekmiş anlamayız,

- Biz 2.5 katrilyonluk matrahı size devrettik. Bu kaynağı buldun, devlet geri dönemez diyorsun. Ben geri dönmem de farklı formüller bitti mi? Yolumuza devam ederiz. Ben bu konuda eczane sahiplerine açık söylüyorum. Şu anda sorumlu olan birlik, ilgili bakanımla ya oturur anlaşır, oturmadığı takdirde de müracaat eden bütün eczanelerle anlaşmayı yapar yolumuza devam ederiz.  Artık hiç zor değil, eczaneler anında ilgili bakanlıkla irtibat kuruyor. Biz halkımızın sağlığını ideolojilere kurban etmeyeceğiz.

- Bakıyorsun doktor hastanede yok. Nerede? Part time çalışıyor. Böyle şey olur mu? Niye part time çalışıyorsun arkadaş gel full time çalış. Nereye gitti? Muayenesine gitti.

- Bir zamanlar ameliyat için gün verilmezdi. Hemen kart verilirdi. Muayeneye gidilirdi. Yine nereye çağırılsın. Nereye çağırılırsın? O beyefendinin görevli olduğu hastanesine. Biz bunu yaptırmak istemiyoruz.

- Biz bu uygulamayla, bu tasarının amacı, halkımıza yüksek standartta kaliteli, kolay erişilebilir bir sağlık hizmet vermek. Sağlık çalışanlarımıza yeni imkanlar sunmaktır. Bu konudaki itirazlar son derece yersizdir.

- Bu uygulama sayesinde, tüm personelin ek ödemeleri, hekimlerin mali haklarını da düzenlenecektir.

- Maaşlarına çalışmalarından bağımsız olarak sabit bir ek katkı yapılacak. Bu emekli maaşlarına da yansıyacak.

- Buna göre pratisyen hekimlerin maaşları yüzde 42, uzman hekimlerin maaşı yüzde 71, klinik şef ve şef yardımcılarının maaşı yüzde 80 oranında artırılacaktır.

- 25 yıl çalışan bir pratisyen hekimin emekli maaşı yüzde 44, uzman hekimin emekli maaşı yüzde 82, klinik şef ve şef yardımcısının emekli maaşı yüzde 100 oranında artırılacaktır.

- Hekimlerin raporlu ve izinli olduğu dönemdeki ek ödeme kayıtları düzenlenecek. Daha önce başlattığımız, sağlık kuruluşunu ve hekimini seçme hakkı daha da genişletilecek. Özel ve üniversite hastanelerinde sadece para ödeyenlerin hekimini seçme dönemi de sona erecek

- Hastanın bekleme süreleri en aza indirilecektir.

- Son günlerde sivil dikta dan bahsetmeye başladılar. Bunlar sizin işinizdi yahu, siz bunları yapmaya çalıştınız. Bizim tüm bu işlerimiz partimizin içinde olması gereken istişare mekanizması neyse bu yapılır. Ama partimizin başarısı için atılması gereken adımları atarız. Bu başarımızın gereğidir. Mahalle baskısı dediler, kimi maalesef bu noktada, ülkeleri de telaffuz ederek

- Bölünme, parçalanma ihanet dediler, şimdi yeni kavramları tedavüle sokup oradan korku tüccarlığına soyundular.

- Bu ülke 7 yıl öncesine göre daha demokratik bir yapıya sahip midir değil midir? Önemli olan bu. Tarihi öneme sahip demokratik atılımları kim yaptı. Türkiye’nin AB’ye katılım müzakerelerini kim başlattı? Biz başlattık. Alevi vatandaşlarımızın sorunlarını biz cesaret ettik getirdik. Bu ay sonunda da bunun da finali yapılacak.

- Zaman zaman bazı kanallarda görüyorum. Hepsinin farkı farklı bakış açısı var. Bunların hepsine aynı şekilde cevap vermek mümkün değil. Ama ortak akılla bir adım atılacak. Aynı şekilde romanların sorunları var dedik, çalıştay başlatıldı. Gittikleri yerdeki çadırlar, ordan oraya göç. Yani insanca yaşamanın olmadığı bir tablo var ortada. Onlar da insan. Öyleyse biz onlara insanca yaşamanın imkanını tanımak zorundayız. Biz yaradılanı yaradandan ötürü seviyoruz. Benim kürt kardeşimin sorunu varsa, roman vatandaşımın da sorunu var. Kimin nerede sorunu varsa.

- Biz etnik milliyetçilik yapmayacağız dedik. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan tüm vatandaşlarımız arasında ayırım yapamayız dedik. Bölgesel ayrımcılık yapamayız dedik. Doğu neyse batı da o. Kuzey neyse Güney de o. Azınlıkların meseleleriyle bu zamana kadar kim ilgilendi? Biz yaptık. Gayrimenkullerine el konuldu, biz o sorunu da çözdük. O süreci de başlatmış durumdayız. Yargıda neticelendirilenleri de anında kendilerine iade ediyoruz.

YALAN SÖYLÜYORSUNUZ YALAN

- Kürtlere her ay şu kadar maaş verecek. Nereden duydun bunu yahu? Kimsenin böyle bir söz verdiği söz konusu değil. Ama dert ne? Dert AK Parti iktidarını zora sokmak. Yalan söylüyorlar.

- Öbür tarafta, resmi dil Kürtçe olacakmış? Yok böyle bir şey, kim söyledi bunu? Tayyip Erdoğan mı? Beşir Atalay mı? Yalan söylüyorsunuz yalan. Kalkıpta halkımızı anlatmayın.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!