Yol Öfkesi Sendromu ile başetme yolları

Güncelleme Tarihi:

Yol Öfkesi Sendromu ile başetme yolları
Oluşturulma Tarihi: Nisan 18, 2009 00:00

Aşıksan vur saza, şoförsen bas gaza. Düzde geçme beni, yokuşta mahçup ederim seni. Gidişime yollar, duruşuma kızlar hasta! Hatalıyım, sıkıyorsa ara. Karayollarında değil, senin kollarında öleyim. Kısmetse dönerim. Rampada yavaş, düzlükte savaş. Tek rakibim THY.

Yaklaşma toz olursun, geçme pişman olursun! Yetişemezsen el salla. Yolda hızlıyım aşkta yavaş, Çorumluyum arkadaş... Bu vecizeler her an bir kamyonun veya minibüsün arkasında karşınıza çıkabilir. Elinizi vicdanınıza koyun da söyleyin, trafik kurallarıyla sağlıklı ilişki kurmuş bir millete ait olabilirler mi?

İdealtepe’de yol verme tartışması yüzünden işlenen cinayetten sonra, trafik kuralları ve otomobillerle kurduğumuz ilişkiyi incelemenin vakti gelmişti.
Trafikte dehşet saçma eyleminin bizde bir adı yok. Trafik canavarı terimini kullanıyoruz ama bu da yeterince güçlü değil, hatta yollarda meydana gelen katliamların yanında sevimli bile kalıyor, daha ziyade trafik kurallarına uymayan sürücüleri tarif ediyor. Zaten bizde kazaları da sürücüler değil, trafik canavarı yapıyor. Yollarda kol gezen trafik canavarı hatalı solluyor, otobüs durağına dalıp yayaları eziyor, ters yöne giriyor... İnsanların bir suçu yok, bütün kabahat canavarda.
İngilizce’de ise road rage (yol gazabı, yol öfkesi) denen, tıbben ruhsal bozukluk kabul edilen bir kavram var. Asabi otomobil kullanmanın bir adım ötesini anlatıyor. Bizde böyle bir kavram olmasa da, bu gruba giren pek çok sürücü trafikte kol geziyor.
Road rage terimi ABD’de ilk kez 1988’de, bir gazete haberinde kullanılmış. Daha sonra tanımlanmış, tıp literatürüne girmiş, cezaları belirlenmiş.
Diyelim ki iş yerinde kötü bir gün geçirdiniz, eşinizle kavga ettiniz ve canınız fena halde sıkkın. Üstüne bir de, yolda densizin birine denk geldiniz. Adam trafikte öyle bir hareket yaptı ki tepeniz attı. İşte bu gazap makinesine dönüşmek için ideal bir ortam. Buraya kadar olan bölüm hemen herkesin başına gelmiştir. Ama önemli olan bundan sonrası, kapıldığınız öfkeyle nasıl baş ettiğiniz. Aradaki farkı anlamanız için işte belirtiler:
Otomobili sinirli kullanmak, aniden gaza basmak, aniden frene basmak, öndeki arabanın neredeyse tamponuna yapışmak, diğer otomobilleri sıkıştırmak, şerit değiştirmeye zorlamak, yola katılmalarını engellemek, önlerini kesmek, korna ve flaşörleri aşırı kullanmak, diğer sürücülere hakaret içeren el kol hareketleri yapmak, küfretmek, tehdit etmek, tehlikeli manevralarla başka otomobillerin kaza yapmasına neden olmak, başkalarını otomobille taciz etmek, diğer sürücülere sopayla, yangın söndürücüyle saldırmak, yolda giderken sırf diğer otomobillere zarar vermek için birşeyler fırlatmak.
Maalesef sürücülerin büyük bölümü, yukarıdaki eylemlerden en az birkaç tanesini her gün trafikte yapıyor. Bizde otomobil kullanmak bu demek olduğu için yadırganmıyor. Öndekinin tamponuna yapıştığında, aslında onu daha hızlı sürmeye teşvik ettiğini, böylece trafiğin akmasına yardımcı olduğunu düşünüyor. Keza korna ve flaşörler de aynı göreve hizmet ediyor. Ha, kornanın bir işlevi daha var, önemli bir selamlaşma aracı!
Fakat benden söylemesi, listedekilerin büyük kısmını sık sık yapıyorsanız bir doktora görünmenin vakti gelmiş demektir.

KORUNMANIN YOLLARI

1. Trafikte saldırgan davranan biriyle karşılaşırsanız karşılık vermeyin. Yaptıklarını üzerinize almayın.
2. Öfke krizine kapılmış bir sürücüyle göz teması kurmayın.
3. Bir şey yapmadan evvel kendinize “Bu adam hayatımdan daha mı önemli” diye sorun.
4. Diğeri olmasa bile siz nazik olun.
5. Empati kurmaya çalışın.
6. Peşinize biri takılırsa eve değil en yakın karakol gidin.
7. Sollamak isteyenlere izin verin.
8. Karşınızdakinin gücünü asla hafife almayın
9. Yola son anda çıkmayın, yol için yeterince zaman ayırın. Yetişme telaşı stres yapar.
10. Çevrenizdeki sürücüleri kontrol edemeyeceğinizi unutmayın ve güvenli sürün.

NEREDEN SONRA SORUN BAŞLIYOR

İç uyumunuz bozuluyorsa, kanunla başınız derde giriyorsa, günlük hayatınızı kendi yarattığınız sorunlar yüzünden sürdürmekte zorlanıyorsanız, bunlar sık sık tekrarlanıyorsa, etrafınızdaki insanlar azalıyorsa, insanlar arabanıza binmemeyi tercih ediyorsa bir sorun var demektir. Psikolojik yardım almak gerekir.

PSİKOLOG PROF. DR. ACAR BALTAŞ
Yüzyüze yapılamayan araba arabaya yapılıyor


İnsanların çoğu direksiyon başında daha ataktır. Yüz yüze yapılamayanı, araba arabaya yapıyor. Arabayla yol isteyin alamazsınız. Ama göz göze gelerek isteyin, insanlar yol verir.
İngilizce’de savunmacı ve saldırgan sürüş kavramları vardır. Şoförlük böyle ikiye ayrılır. Bu kültürel bir kod. Bizde araba bir tek şekilde kullanılır; saldırgan. Dil psikolojisi bir kültürün düşünce sistematiğini gösterir.
İnsanlar kendini tehdit edene karşı koyma eğilimindedir ve bu, erkeklerde daha fazladır. Hele de yanında eşi, sevgilisi varsa. Ama karşınızdaki sizin 10 katınız reaksiyon gösteriyorsa, geri çekilmek, ses tonunu düşürmek gerek. Tamam paşam, sen haklısın diyeceksin.
Kendimiz saldırgan bir sürücüysek, bunu engellemenin en iyi yolu geri bildirim almak. Sizinle birlikte arabada bulunan insanlara soracaksınız; rahat geldin mi, diye. Yüksek tonlu müzik de insanı saldırganlaştırıyor. Daha sakin müzikler dinlemek işe yarayabilir.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!