İstanbul'a yılbaşı hediyesi Yeni Haliç

Güncelleme Tarihi:

İstanbula yılbaşı hediyesi Yeni Haliç
Oluşturulma Tarihi: Ekim 23, 1997 00:00

Haberin Devamı

TONLARCA ÇAMUR ÇIKARILDI

1 Ocak 1998'den itibaren Haliç'te ne koku kalacak ne de pislik. Haliç'te çamur tarama çalışması hızla devam ediyor. Semt sakinlerini rahatsız etmeden sürdürülen temizlikte bugüne kadar Haliç'ten 1 milyon iki yüz metreküp çamur çıkarıldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin üç aydan bu yana sürdürdüğü operasyon yılbaşında sona erecek. Amaç pisliği temizleyerek atık suların gelmesini önlemek. Belki ne masmavi olacak ne de sularında yüzülebilecek ama Haliç'te balık tutulabilecek.

OKSİJEN FISKIYESİ FAALİYETTE

Büyükşehir Belediyesi Haliç'teki çamurun yapısını öğrenmek için dersini 1.5 yıl çalıştı. Binlerce sayfalık raporu inceleyen Belediye, Haliç'i temizleyecek firmayı bir ihale açarak belirledi. Gülermak, yedi aydan bu yana Haliç'ten çıkardığı çamuru, borularla yakındaki taş ocağına boşaltıyor. Bu taş ocağı yakında dev bir park olacak! Belediye'nin Haliç manzarasına yeni kazandırdığı fıskiyenin amacı ise daha fazla oksijen yaymak. Bu yöntemle denize hava verilerek dipteki biyolojik faaliyetler hızlandırılıyor.

MART'TA BÖYLEYDİ

Gülermak firması 21 Mart 1997'de çalışmalarına başladığında Eyüp'ten Haliç'in ucuna kadar kayıkla gitmek imkansızdı. Bugünse iki, üç metre su kesimi olan bir tekne rahatlıkla Haliç'e girebiliyor ve kayıkla Haliç'in bir ucundan diğer ucuna gidebiliyor. Bu fotoğraf Haliç'in alışık olduğumuz görüntülerinden küçük bir kareyi gösteriyor.

NİSAN'DA BÖYLE OLDU

Haliç'te tarama başladıktan bir ay sonra çamur birikintileri yavaş yavaş yok olmaya başladı. Bu fotoğraf yine aynı açıdan çalışmalar başladıktan bir ay sonra çekildi. Haliç'e dört ayrı boru hattı döşendi. Bugün beş tarama teknesi aralıksız çalışarak Haliç'ten günde iki bin kamyon dolusu çamur çıkarıyor. Yüz on işçi Haliç için yirmi dört saat çalışıyor.

ALTIN BOYNUZ CANLANIYOR

Haliç'te kayık sefasına

1 Ocak için yer ayırtın

6. sayfada

Altın Boynuz

canlanıyor

Tulûhan Tekelioğlu G.

Haliç'te kayık sefasına 1 Ocak için yer ayırtın

Dünyada Altın Boynuz olarak tanınan Haliç, kirlenmeden önce 40 metre derinliğinde idi. Zamanla kirlilik yüzünden biriken çamur her yıl ortalama 11 cm yükselerek çoğu yerde bataklığa dönüştü. Suyun derinliği üç metreye kadar indi. Hatta bazı bölgelerde çamur adacıkları oluştu. Bu adalardan en büyüğü ise Sütlüce Mezbahası’yla Eyüp Sultan Camii arasındaki ada idi. Çamur taraması başlar başlamaz bu ada Fatih 1 gemisiyle iki gün içinde yok edildi (üstteki fotoğraflar).

Haliç'in kirliliği Kırım savaşı'ndan itibaren başlıyor. Savaştan kaçanlar İstanbul'a, Haliç'in çevresindeki tepelere yerleştirilmiş. Daha sonra ise kıyı bölgelerinin yerleşime açılmasıyla önce organik pislik, sanayi firmalarının işletmeye açılmasıyla da endüstriyel pislik akmaya başlamış Haliç'e. 1950'li yıllarda tamamen sanayi bölgesi olan Haliç'te kirleticiler doğrudan denize deşarj edildiği için Altın Boynuz yavaş yavaş kirlenmeye başlamış...

Yönetime gelen her yeni Belediye Başkanı Haliç'i temizleme vaadinde bulundu. Bedrettin Dalan; ‘‘Gözlerim gibi mavi olacak’ dedi, olmadı. Haliç'in kirli sularını Marmara'ya akıtma projesi Dalan dönemine aitti. Kağıthane, Alibeyköy derelerinin pis sularını Marmara Denizi'nin ortasına pompala projesi bir süre uygulandı ancak 1990 yılında durduruldu. Çünkü bu yöntemle Haliç sorununa hiçbir çözüm bulunamadığı gibi Marmara Denizi daha çok kirletildi. Ancak Haliç'in etrafındaki sanayi tesislerinin kaldırılması önemli bir adımdı. Dalan'ın ardından yönetime gelen Nurettin Sözen, imalathaneleri yıktırıp Haliç'e yeşil alan yaptırdı ama denizin temizlenmesi için bir türlü adım atamadı. Sözen'den sonra Haliç'e bu sefer Recep Tayyip Erdoğan el attı.

Haliç’i 1.5 yıl çalıştılar

Geçtiğimiz yıl Refah Belediyesi, Haliç'in temizlenmesi için bir ihale açtı. İhaleye 6 konsorsiyum teklif verdi. Ve içlerinden Türk Amerikan ortaklı Gülermak Ağır Sanayi İnşaat, Southern Noryland Dredging firması kazandı.

‘‘O ana kadar yapılmış bütün çalışmaları inceledik. Ortada kaos vardı, herkesten farklı fikirler çıkıyordu. Haliç'in mevcut durumunu bilmek ve kirliliğin boyutunu öğrenmek için üç üniversiteden yirmi üç öğretim üyesine görev verdik. Oşniografi Dairesi'yle Haliç'in derinliğini ölçen bir çalışma yaptık. Haliç'i incelememiz tam 1.5 yıl sürdü.’’ Prof. Dr. Mustafa Öztürk, Yıldız Üniversitesi Çevre Mühendisliği Öğretim üyesi. Aynı zamanda İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Geliştirme Daire Başkanlığı'nı yürütüyor. Yeni Galata Köprüsü'nden Alibeyköy Kağıthane Deresi'ne kadar 19 noktada sondaj çalışması yaptıran Büyükşehir Belediyesi ihale açmaya karar verdi.‘‘Haliç'te hiç de korkulacak düzeyde ağır metal olmadığını gördük. Çamurun içindeki kimyasal ve fiziksel maddeleri araştırdık. En büyük problem ise çıkarılacak çamurun nereye basılacağı idi...’’ Çeşitli görüşler atıldı ortaya. Kimi firma Marmara Denizi'ne atılmasını önerdi, kimisi Karadeniz'e basılsın dedi, kimisi ise taş ocaklarına götürülmesinin iyi olacağını söyledi.‘‘Günlerce çamuru boşaltabileceğimiz bir yer aradık. Marmara ya da Karadeniz'e akıtamazdık. Haliç'i temizlerken başka bir bölgeyi kirletmek olurdu bu. Karadeniz Bölgesi'ndeki taş ocakları mantıklı geliyordu ancak çok uzaktı.’’ Sonunda 1 milyon metreküp çamurun boşaltılacağı bir arazi bulundu. Hem de İstanbul'da. Ve Haliç'e sadece 3.5 kilometre uzaklıkta... Alibeyköy yolu üzerinde bir taş ocağı. Taranan çamur borularla bu taş ocağına akıtılacak, burada teknik yöntemlerle süzülen su Haliç'e yeniden verilecekti... ‘‘Alibeyköy'deki taş ocağına bugün Türkiye'nin en büyük çamur barajı yapıldı. Taş ocağının bulunduğu yer, taban sızması olmaması için altyapı geçirimsiz hale getirildi, gerekli bacalar kuruldu.’’

Bugün Haliç'te çamur tarama çalışması hızla sürüyor. Çıkarılan çamur AIibeyköy'deki üç baraja boru hattıyla pompalanıyor. Bu barajlarda temizlenen su ise Haliç'e yeniden akıtılıyor. Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Dairesi Başkanı Mustafa Öztürk'e göre Haliç'teki pis koku ve bulanık görüntü bu çalışmaların tamamlanmasıyla son bulacak. Haliç'in suları temizlendikten sonra çevresinin peyzaj düzenlemeleri yapılacak.‘‘Bu dev çamur birikintisi kurutulacak, üzeri 1.5-2 metre bitki toprağıyla kapatılacak, yeşil alana dönüştürülecek ve çamur barajı dev bir parka dönüştürülecek.’’ Haliç'in temizlenmesi için Belediye'nin ayırdığı bütçe 20 milyon dolar.

Koku olmayacak

Gülermak firması yedi aydan bu yana Haliç'ten çamur çıkarıyor. Eyüp bölümünde biriken atıklar nedeniyle oluşan bir ada, çamur temizlemesi çalışmasıyla tamamen yok oldu.‘‘Türkiye'de ilk defa bu kadar uzak bir mesafeye çevreyi rahatsız etmeden çamur taşınıyor. Basılan çamurlu suyun yüzde 60'ı su, yüzde 40'ı çamur ve bu katı atık, pompalama çalışmasıyla bir saat içinde dibe çöküyor.’’ Çamur alınan yerlerde gaz çıkışı tamamen durmuş. Öztürk Haliç'teki kokunun 1 Ocak 1998'den itibaren kesinlikle yok olacağı garantisini veriyor.‘‘Belki Haliç sularının rengi masmavi olmayacak, bu sularda yüzülmeyecek ama biyolojik canlanma başlayacak ve suda balık yaşayabilecek.’’

Aynı zamanda Haliç manzarasına iki büyük fıskiye kazandırmayı amaçlıyor Belediye. Biri İTO'nun önüne yapıldı bile. Diğer fıskiyenin yeri ise şimdiden hazır. Sütlüce'yle Eyüp arasına kurulacak.‘‘Yapılan bu çalışmayla temel amaç Haliç'e daha fazla oksijen yaymak. Bu yöntemle denize hava verilerek dipteki atıkların biyolojik faaliyetleri hızlandırılacak.’’ Eyüp Sultan Camii'nin bulunduğu bölgede, denizin ortasına yerleştirlecek fıskiye ünitesi Haliç'teki temizlik çalışmalarının bitiminden sonra devreye girecek.

SADABAD YAKLAŞIYOR İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin amacı, Haliç'i Osmanlı'daki Sadabad günlerine döndürmek.

Burada varolan iskeleyi vapurların yanaşabileceği şekle getirmeyi düşünüyor, Bostancı'dan Haliç'e vapur seferlerinin yapılacağını belirtiyorlar. Belediye'ye göre, İstanbullular eski zamanlardaki gibi kayıklarıyla Haliç'te gezebilecek, balık tutabilecekler.

Yabancı sanatçıların çekim alanıydı

Mitolojiden Divan Edebiyatı'na, şiirlerden şarkılara konu olan tüm zamanların Altın Boynuz'u İstanbul'un en güzel köşesiydi. Haliç'e gelenler önce Piyer Loti Kahvesi'ne uğrarlardı. Eyüp sırtlarında, Karyağıdı Bayırı'nın üstünde bulunan Piyer Loti'den Haliç panoramasını seyretmek büyük zevkti. 19. yüzyılda kahvehanenin bulunduğu yerden görünen manzara, günümüzdekinden oldukça farklı ve etkileyiciydi. Kağıthane Deresi'nin berrak suları Haliç'e kavuşurken, Eyüp sırtları yeşilin her tonuyla kaplanmıştı. Eyüp Sultan Külliyesi semtin ortasında müstesna bir görünüme sahipti. Sahilde ise hanım sultanların sarayları yer alıyordu. uzakta Bahariye adaları bu güzelliği tamamlıyordu. Eyüp'e doğru alçalan sırtlarda servileriyle mezarlıklar bulunuyordu. Haliç Marmara'ya doğru kıvrılarak uzanırken sol tarafta İstanbul silueti beliriyor ve bu görüntü Galata kulesiyle birleşiyordu. Görüş derinliği o zamanlar hava kirliliği olmadığı için Anadolu yakasındaki tepelere kadar uzanıyordu. Bu etkileyici manzara pekçok yabancı gezgini ve gravür sanatçısını Haliç'e çekmişti. Piyer loti ressamların, sanatçıların uğrak yeri oldu. Sabah erken saatlerde Piyer Loti'ye gelen sanatçılar gün batımına kadar Haliç'i seyredip bu egzotik İstanbul panoramasını tasvir ettiler.

Kahvehaneyle adı bütünleşen Pierre Loti, Haliç'i şöyle anlatır: ‘‘Çok eski ağaçlardan mürekkep bir ormandan, mermer beyazlığı ile çıkan mukaddes cami ve sonra müzlim renkler taşıyan ve içine mermer parçaları serpilmiş mezarlıkları ile hakiki bir ölüm şehri olan hazin tepeler, binlerce kayıklı Haliç, küçültülmüş bir İstanbul, kubbe ve minarelerini birbirine karıştıran camiler......’

Alınması gereken önlemler

Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Daire Başkanı Mustafa Öztürk, Haliç için aşağıdaki önlemlerin mutlaka alınmasının gerekli olduğunu belirtiyor.

Haliç'e atık su gelmemeli ve zamanla İstanbul'un atık suları biyolojik arıtmadan geçmeli.

Taşkızak tersanesi kalkmalı. Bu tersane Haliç'te bir set oluşturarak Akdeniz'den gelen tuzlu suyun ilerlemesini engelliyor.

Valide Sultan Köprüsü yanlış yapılmıştır. Duba üzerine oturduğu için Akdeniz'den gelen suyun ilerlemesini engelliyor ve pisliğin birikmesini sağlıyor. Bu köprü ya kazıkların üzerine yapılmalı ya da başka bir yere taşınmalı.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!